4 Nisan 2017 Salı



Zencefilin Faydaları


Zencefil’in sağlığa faydaları  çok eski tarihlerden beri bilinmektedir ve eski çağlardan beri bitkisel ilaç olarak kullanılmaktadır.  Zencefil Güneydoğu Asya kökenli bir bitki türüdür ve daha sonra Asya ve diğer tropikal  Asya bölgelerine yayılmıştır. Zencefil bir metre boyuna kadar büyüyebilen ve taze yada kurutulmuş olarak tüketilebilen bir bitki türüdür.
Şifa kaynağı çok yüksek olan zencefil, yemeklerde ve Asya bölgesinde turşu olarak da kullanılır. Yüksek derecede uçucu yağlar içeren zencefil aynı şekilde yüksek vitamin ve besin kaynağıdır.

Zencefilin %3’ünü uçucu yağlar oluşturur ve tadını phenylpropanoid adındaki maddelerden alır. Bunun dışında zengin bir B3, B6 ve demir, kalsiyum, fosfor, sodyum, potasyum, magnezyum minerallerini içermektedir. Bunların dışında zencefil ayrıca leysin, treonin, triptofan, valin, fenilalanin gibi amino asitler içermektedir.

Zencefilin Sağlığa Faydaları

Zencefilin ilaç sektöründe kullanılması yanı sıra, hastalıklar esnasında kısa zamanda sonuçlar alabilmek için alternatif tıp tarafından da kullanılmaktadır. İçerdiği zengin vitamin ve besinler yardımıyla hastalıklara mücadele ve korunma için de önemli bir bitkidir.


  • Zencefilin Kana Faydaları: Zencefil normal kan sirkülasyonunu korur. İçerdiği krom, çinko ve magnezyum kan akışını hızlandırdığı gibi aşırı terleme, ateş ve titremeyi önler. Ayrıca vücudun sıcaklığını dengeler.
  • Zencefilin Mideye Faydaları: Zencefilin mide bulantılarına ve kusmalara karşı etkili olduğu bilinmektedir. Kesin olarak nedeni bilinmiyor ama deniz harbiyeleri üzerinde yapılan araştırmalar sonucu bu ispatlanmıştır. Mide ve pankreas enzimlerini uyarıcı özelliğinden dolayı vücutta emilimi arttırır.
  • Zencefilin Soğuk Algınlığına Faydaları: Zencefil Asya bölgesinde binlerce yıldır soğuk algınlığı ve gribe karşı doğal tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır. University of Maryland Tıp Merkezi yaptığı araştırmalar sonucu soğuk ve grip algınlığına karşı iyi parçalanmış 2 yemek kaşığı zencefilin çok iyi geldiğini ortaya koymuştur. Bu şekilde günde 2-3 kere tüketilen zencefil sayesinde kısa sürede grip ve soğuk algınlığından kurtulmak mümkündür.
  • Zencefilin Hazıma Faydaları: Mide hastalıklarıyla çok iyi mücadele eder. Zencefil gıda emilimini arttırarak hazmı destekler, böylece olası mide ağrılarından korur. Zencefil inflamasyonu düşürücü özelliği vardır.
  • Zencefilin Kolon Kanserine Faydaları: Kolon kanserini önlemede önemli bir rol üstlenir. Modern tıp, özellikle Minnesota Üniversitesinde yapılan bir çalışmada zencefil kolorektal kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlattığı tespit edilmiştir.
  • Zencefilin Ağrı ve İltihaplara Faydaları: Ağrı ve iltihabı azaltır. Zencefil, bilinen en güçlü anti-enflamatuvar maddeler içerdiğinden dolayı doğal ve çok güçlü bir ağrı kesicidir.
  • Zencefilin Solunum Yollarına Faydaları: Solunum yolu hastalıklarını tedavi eder. Eğer sürekli öksürme sorununuz var ise mutlaka zencefil tüketmelisiniz. Zencefil, içerdiği besin maddelerinin yardımıyla ciğerleri genişletir, mukuslara etki eder ve daha rahat nefes alıp vermenizi sağlar. Bunun yanında doğal bir balgam söktürücüdür, balgamların gevşemesini ve atılmasını sağlar,
  • Zencefilin Yumurtalık Kanserine Faydaları: Yumurtalık kanseri tedavisine destek olur. Toz zencefil yumurtalık hücrelerinin ölümüne neden olan kanser hücrelerini öldürme özelliğine sahiptir.
  • Zencefilin Bağışıklık Sistemine Faydaları: Bağışıklık sitemini güçlendirir. Zencefil bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur. Düzenli olarak günde bir miktar zencefil tüketmek arterlerde meydana gelen yağlanmaları engeller ve felç riskini düşürür. Bunun yanı sıra midede meydana gelebilecek bakteriyel enfeksiyonlara karşı bizi korur, öksürük ve boğaz tahrişlerini giderir,
  • Zencefilin Bulantıya Faydaları: Sabahları meydana gelen ve bazı kişilerde kronik olarak görülen mide bulantılarına iyi gelir.
  • Zencefilin Kusmaya Faydaları: Bulantı ve kusmaya iyi gelir. Zencefil özellikle denizlerde meydana gelen bulantı ve kusmalara karşı iyi gelir. Hamilelik döneminde şiddetli şekilde bulantı ve kusma problemi yaşayan kadınlar için iyi geldiği bilinmektedir.
  • Zencefilin Şeker Hastalığına Faydaları: Zencefil şeker hastalarına iyi gelmektedir ve ayrıca kandaki yağ düzeyini düşürerek damarları korur.

Zencefil Çayının Faydaları:

Zencefil çayının iki şekilde faydasını görüyoruz: Birisi hastalıkları önleme diğeri ise tedavi. Bazı hastalıklar için tedavi özelliği olan Zencefil çayı bazı hastalıklar için ise koruma görevi üstleniyor.

  • Zencefil Çayı Kanserle Savaşır. Yapılan araştırmalar zencefil çayının yumurtalık hücrelerini öldüren kanser hücrelerini yok ettiğini ortaya koymuştur. Hatta daha umut verici özelliği ise yumurtalık hücrelerine saldıran kanser hücrelerine karşı bir kalkan görevi üstlenir.
  • Bağırsak Sendromuna iyi gelir. Bağırsak sendromundan muzdarip olan kişiler yemeklerde salatalarda zencefil kökü kullanmanın yanında zencefil çayı tüketerek bu sorunu aşabilirler.
  • Alzheimer Hastalığından korur. Ailenizde alzheimer hastasının olması sizi endişelendirmesin.  Beyin hücrelerinin fonksiyonlarını yitirmesinden dolayı medyadan gelen hastalığından en önemli korunma yöntemlerinden birisi düzenli olarak zencefil çayı tüketmektir.
  • Sindirim sistemine faydalıdır. Zencefil çayı sindirim ve hazım sorunu olanlar için çok iyi bir şifa kaynağıdır. Midenin asit üretme problemlerinde de zencefil çayının ciddi yardımı vardır. Bu özelliğinden dolayı kilo vermek isteyenlerin en önemli yardımcılarından birisi şüphesiz zencefil çayıdır.
  • Kasları rahatlatır. Zencefil çayı yorgun kasları güçlendirir ve kaslarda yağ oranını ayarlar.
  • Zencefil Çayı sinüsleri temizler. Zencefil çayının sinüsleri temizlediği çok az bilinen bir gerçektir. Fakat sürekli olarak tüketilmesi sinüs sorunu yaşayanlar için önemli bir yardımcı bitkidir.
  • Bağışıklık sitemini güçlendirir. İçerdiği zengin besin maddeleri ve vitaminler sayesinde hastalıklarla mücadele etmesi için bağışıklığı güçlendirir ve sürekli zinde kalmanızı sağlar.
  • Sakinleştirici özelliği vardır. Zencefil çayının sinirler üzerinde de  etkisi önemli derecededir. Sinir hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olurken, sinirsel hastalıklardan koruyucu özelliği vardır.

27 Mart 2017 Pazartesi



Bahara girerken nasıl tazeleniriz?

Cildimizi ve bedenimizi bahara hazırlamanın yolları neler? Kışın rehavetini üzerimizden atmak için neler yapmalıyız?



Kış aylarında rüzgarlı ve soğuk hava koşulları, klima ve kalorifer gibi ısıtıcılar ile hava neminin çok düşük olması gibi faktörlerin etkisiyle cildimiz doğal nemini kaybediyor. Bunun sonucunda kuru ve mat görünen cildimiz dış etmenlere karşı daha savunmasız hale geliyor.
Yıpranan cildimizde beliren kırışıklıklar da daha yorgun ve yaşlı görünmemize yol açıyor. Baharın yavaş yavaş kendini hissettirmeye başladığı bu günler; kış aylarının cildimizde bıraktığı olumsuz etkileri gidermek, soluk, mat cildimizi yeniden canlı ve parlak hale getirmek için en ideal zaman.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayşe Gül Erdoğan bahar mevsiminde cildi yenilemenin püf noktalarını anlattı, önemli önerilerde bulundu. 
Her gün yapmamız gerekenler neler?
Günde iki kez temizleyin
Her zaman olduğu gibi bahar aylarında da cilt bakımının birinci basamağı ve vazgeçilmez olanı, iyi bir cilt temizliği yapmak. Bu nedenle temizleyici ürünleri günde 2 kez düzenli olarak uygulamaya özen gösterin. Cilt tipinize göre (yağlı, kuru ve karma cilt) dermatoloğunuzun önereceği uygun temizleyicilerle cildiniz daha canlı, siyah noktalarından arınmış ve parlak görünecektir. Aynı zamanda doğal tonikler de özellikle yağlı ciltlerin bakımında gözeneklerin daha iyi temizlenmesine yardımcı oluyorlar.
  
Nemlendirmeniz şart
Kışın kuruyan ve yıpranan cildinizi cilt tipinize uygun nemlendiricilerle canlandırmanız çok önemli. Bunun nedeni ise nemlenen cildin daha canlı ve sağlıklı görünmesi. Kullanacağınız ürünlerin hyaluronik asit, A, E, C vitaminleri, aloe vera veya shea yağı içermesine özen gösterin. 
Güneşe çıkmadan önce korunun
Özellikle baharın ilk güneş ışınları cildimize her zamankinden daha fazla zarar verebiliyor. Güneş koruyucular cildimizi zararlı ultraviyole ışınlarından koruyarak hem cilt yaşlanmasını önleyen, hem de cilt kanserlerinden korunmamızı sağlayan ürünler. Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayşe Gül Erdoğan güneş koruyucu ürünleri sokağa çıkmadan 20-30 dakika önceden sürmeniz ve 3 saat aralıklarla yenilemeniz gerektiğini belirterek, “Koruyucunuzun en az 50 faktörlü olmasına da dikkat etmelisiniz” diyor. 

Hayatımızın Rutinine Sokmamız Gerekenler Neler?
Bol bol su için
Günde en az 8 bardak su içerek vücudunuzu toksinlerden arındırıp, cildinizin daha nemli ve sağlıklı görünmesini sağlayabilirsiniz. Ancak unutmayın, kış şartlarında kuruyan ve kırışan cildinizin sıvı ihtiyacını saf sudan karşılamalısınız; çay, kahve veya meyve suları doğru seçenekler değiller. Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayşe Gül Erdoğan aşırı çay veya kahve tüketiminin tam aksine diüretik etki yaparak vücuttan daha çok su atılmasına neden olduğu uyarısında bulunuyor. 
Antioksidandan zengin beslenin 
Vücudumuzun normal metabolik faaliyetleri sırasında ortaya çıkan ve sağlıklı hücrelere saldırarak yapılarını bozan moleküller olan serbest radikaller cilt kalınlığının azalmasına, kırışıklıklara, lekelere ve ciltte sarkmalara neden oluyor. Antioksidan maddeler ise bizi serbest radikallerin bu zararlı etkilerinden koruyor. Cilt dolaşımını arttırıyor, cilt hücrelerinin büyümesini hızlandırıyor, güneşin zararlı etkilerini önlemeye yardımcı oluyor ve cildi yaşlanmaya karşı koruyorlar.
A vitamini: Dokuların bakımı ile onarımını sağlıyor ve yeni hücre oluşumuna katkıda bulunuyor. A vitamini karaciğer, süt, yumurta, kayısı, havuç, balkabağı, yeşil kabak, kara lahana, ıspanak ve kavunda bolca bulunuyor. 
E vitamini: Serbest radikaller ile savaşarak yaşlanma sürecini geciktiriyor, cildi nemlendiriyor ve kırışıklık oluşumunu azaltarak cildin daha sıkı hale gelmesini sağlıyor. Ayçiçek çekirdeği, avokado, kuşkonmaz ve lahana E vitamininden zengin besinler arasında yer alıyor. Ara öğünlerde de günde mutlaka bir avuç tuzsuz ve kavrulmamış badem, ceviz ve fındık gibi kuruyemişleri tüketmeyi ihmal etmeyin. Bu yemişlerin E vitamininden zengin içerikleri cildinizin derinden nemlenmesine yardımcı oluyor ve sağlıklı bir ışıltı kazandırıyor. 
C vitamini: Cildi güneş ışınlarının zararlı etkilerinden koruyor, cildin kollajen üretimini arttırıyor, daha pürüzsüz ve canlı olmasını sağlıyor. C vitamininin bolca bulunduğu besinler arasında yer alan maydanoz, kivi, portakal, çilek, yeşil biber ve brokoliyi sofranızda düzenli olarak bulundurun.
 
Değiştirmemiz Gereken Alışkanlıklar Neler?
Sigara kullanmayın
Sigara cildin kan dolaşımını bozuyor. Yenilenemeyen ve toksinlerden arınamayan ciltte de kuruluk ve kırışıklıklar oluşuyor.
Hareketsiz kalmayın
Baharla birlikte havanın ısınmasıyla dış mekan aktivitelerini çoğaltmalı, daha hareketli bir yaşamı hedeflemelisiniz. spor cilde gelen kan akımını arttırıyor ve böylece derinin beslenmesi artıyor, cildimiz canlanıyor.

Spor ayrıca terleme yoluyla vücuttaki toksinlerin hızla atılmasına da yardımcı oluyor. Haftada en az 3 gün yapacağınız spor aktivasyonlarıyla cildiniz daha sıkı ve daha parlak görünecektir.

15 Mart 2017 Çarşamba

Doğal ödem söktürücü


Denenmiş ödem söktürücü bitki çayı tarifi



Denenmiş ve sonuç alınmış ödem söktürücü bitki çayı tarifi arıyorsanız, doğru yerdesiniz! En iyi kadın sitesine ödülüne sahip ‘Yüksek Topuklar’ olarak sizlerle dört malzemeyle kolayca hazırlanan ve kesin sonuç veren ödem söktürücü bitki çayı tarifini paylaşıyoruz.


Malzemeler,
1 litre oda sıcaklığında su
1 adet limon
10 yaprak taze nane
1 adet salatalık
Hazırlanışı ve kullanımı,


Çayımızı geceden hazırlıyoruz, bu sayede bitkilerin özleri iyice çayın içerisine geçiyor ve ödem atmak için daha çok fayda görüyoruz. Bir litre suyu sürahi veya şişeye alın. Salatalık ve limonu istediğinizi gibi dilimleyip suya ekleyin. Geceden sabaha kadar suyu isterseniz buzdolabında isterseniz dışarıda bekletin. Elde ettiğiniz ödem söktürücü bitki çayını gün boyunca bardak bardak içip bitirin.

Önemli bilgiler,
Çayı sakın ısıtmayın veya kaynar suyla hazırlamayın; yoksa limon ve nanedeki vitaminleri kaybedersiniz. Soğuk veya oda sıcaklığındaki su kullanın.
Emziren anneler içebilir ancak hamilelere uygun değildir.
Ödem söktürücü bitki çayına ek olarak günde 1 litre sade suyu mutlaka içmelisiniz.
İstediğiniz kiloya düşene kadar çayı kullanmaya devam edebilirsiniz.

28 Şubat 2017 Salı

Kuru bakliyat mücizesi



Kuru bakliyat mucizesi


Kuru baklagiller önemli birer posa deposudur. Vücuda bir çok yararı olan kuru bakliyatların faydalarını öğrenmek için bu haberi mutlaka okuyunuz...




Sindirim sisteminin ve damarların süpürgesi: Kuru baklagiller posadan ve proteinden oldukça zengindir. Kalp rahatsızlıkları, diyabet, obezite ve kanserle savaşırlar. Sürekli enerji vererek çok yavaş hazmedilirler ve bu nedenle "kan şekerinde iniş çıkış" yaşamak istemeyenler için ideal besinlerdir. Kolesterolü düşürür, antioksidanlar ve vitaminlerle yüklüdür

Beslenmemizdeki posa eksikliğini giderir: En çok tükettiğimiz ve kültürümüze özgü kuru baklagiller, fasulye, nohut, barbunya ve mercimektir. Amerikan Gastroenteroloji Kurumu'nun "besinlerle alınan posa ve kolon kanseri" hakkında yayınladığı makale, "mevcut verilere dayanılarak yapılan mantıklı tavsiyenin" günde 30 ile 35 gr. lif tüketimi olduğunu ifade etmektedir. Oysa günlük tükettiğimiz posa miktarı çoğu zaman maalesef 15 gramı geçemiyor. Dolayısıyla yeterince posa tüketmediğimiz gerçeği ile karşı karşıyayız.

Kuru baklagiller önemli birer posa deposudur. Başka hiçbir neden olmasa dahi, sırf bu sebepten tabağımızda yer almalılar. Örneğin bir kase pişmiş kuru baklagil 11 gr. (barbunya) ile 17 gr. (adzuki) arasında değişen miktarda posa sağlar ki bu nerdeyse almamız gereken günlük miktarın yarısıdır.

Kan kolesterolünü düşürürler: Kuru baklagiller posadan zengin olmalarının yanında daha pek çok faydası olan önemli besinlerdir. Özellikle kan damarlarındaki kolesterolü bir süpürge misali temizledikleri yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır. Kentucky Üniversitesi'nde beslenme uzmanı olan Patti Bazel Weil'e göre, her gün yenilen bir kase pişmiş kuru fasulye altı hafta kadar kısa bir süre içinde kolesterolünüzü yüzde10'a kadar düşürebilir. Aslında üniversitede yürütülen bu çalışmada, sadece üç hafta boyunca her gün yenilen bir kase kuru fasulyenin erkek deneklerdeki kolesterolü yüzde 19 gibi yüksek bir oranda düşürdüğü ortaya konulmuştur. Bu rakamlar önemsenecek kadar yüksek bence.

Kan şekerini dengeler: Kuru baklagillerdeki posa içeriği ve miktarı diyabet ve kan şekeri sorunu yaşayanlar açısından önemli derecede dengeleyici bir unsurdur. Kuru baklagillerdeki çözünebilir posa glikozun emilim hızını etkiler.1970'lere kadar giden çok sayıda araştırma, beslenme tarzındaki yüksek posa oranının hiperglisemiyi (yüksek kan şekeri) azalttığını göstermiştir.

Çözünür posa hazmedilirken parçalanır, yüksek kolesterolle ilintili bazı maddeleri tutan bir jel yaratır. Çözünür posa aynı zamanda midenin boşalmasını geciktirip şekerin kana karışmasını yavaşlatarak kan şekerinin kontrolüne de yardımcı olur.

Mercimek gibi yüksek lifli besinlerin glisemik yükü işte bu yüzden bu kadar düşüktür. Posa besinlerin hazmedilmelerini yavaşlatır, dolayısıyla düşük posa içeren bir yemeğin ardından, bir saat kadar sonra kendinizi tekrar aç hissetmenize yol açan kan şekeri ve insülindeki ani değişimlerin görülmesini engeller. Kan şekeri ve insülindeki bu değişimler diyabete ve çok zor kilo vermeye sebep olabilir. Lif oranı yüksek yiyeceklerden oluşan beslenme tarzları diyabet hastası olsun ya da olmasın, herkes için her zaman iyi bir "glikoz kontrolü" ve kilo yönetimi becerisi sağlar. Yüksek lif oranı olan beslenme tarzlarının kanser ve kalp rahatsızlıklarını azalttığı da kanıtlanmıştır.

Kansere yakalanma riskini azaltır: Nurses' Health Study 2'deki besin anketi sonuçları incelendiğinde araştırmacılar, daha çok fasulye ve mercimek tüketen kadınların göğüs kanserine yakalanma sıklığının önemli oranda düştüğünü fark etmişlerdir. Haftada iki kez ya da daha fazla fasulye ve mercimek yemek kanser oluşumunu yüzde 24 oranında azaltmıştır.

Kanser karşıtı özelliklerin bir kısmının posadan, önemli bir kısmının ise fasulyede yer alan diğer bileşkelerden kaynaklandığı bildirilmiştir. Fasulyede bulunan fitokimyasallardan diosgenin, kanser hücrelerinin bölünmelerini engellemekte ve saponin, proteaz inhibitörü, fitik asit gibi fitokimyasallar da hücreleri kansere yol açabilecek türden bozulmalara karşı korumaktadır.

Laboratuvar incelenmelerinde, saponinlerin kanser hücrelerinin çoğalmasını engellediği ve tümörlerin büyümesini yavaşlattığı; fitik asitin de tümörlerin ilerlemesini yavaşlattığı saptanmıştır. Amerika Kanser Araştırma Enstitüsü'nün internet sitesindeki incelemelerinden birine göre, yüksek oranda fasulye tüketen erkeklerde prostat kanseri riski az miktarda tüketenlere kıyasla yüzde 38 daha düşüktür.

Kuru fasulye-barbunya: Kuru fasulye ve barbunya antioksidanlarla yüklüdür. Amerika'nın yiyecekleri antioksidan kapasitelerini göz önüne alarak yaptığı listeye göre, teste tabi tutulan herhangi bir yiyecek dikkate alındığında, kuru fasulye ve barbunya en yüksek antioksidan kapasiteye sahiptir. Aslında ilk dörtte yer alan yiyeceklerden ilk ikisi kuru fasulye ve barbunyadır. Birçok fasulye türünde kalp sağlığı açısından ciddi faydaları olan folik asit mevcuttur. Fasulyede aynı zaman da magnezyum, demir, çinko, potasyum, ve özellikle kırmızı barbunyada önemli bir enzim artıran mineral olan molibden vardır.

Fasulye ve barbunya aynı zamanda iyi bir protein kaynağıdır. Ticari amaçlı hayvanlardan elde edilen çoğu protein kaynağının tam aksine herhangi bir steroid, hormon ya da antibiyotik de içermez.

Nohut kalbin dostudur, kolon kanserini önler: Nohut en eski mahsullerden ve dünyadaki en popüler bakliyatlardan biridir. Nohut gibi bakliyatlardan yüksek miktarda tüketmek kroner kalp rahatsızlığı riskini azaltabilir. Yaklaşık 10.000 kadın ve erkek üzerinde yapılan büyük bir araştırmada, haftada dört ya da daha fazla öğün bakliyat tüketenlerin bir öğünden daha az tüketenlere kıyasla koroner kalp rahatsızlığı riskinin yüzde yirmi iki ve kardiyovasküler rahatsızlık yaşama riskininse yüzde 11 oranında azaldığı kanıtlanmıştır. Sağlık üzerindeki bu faydası diğer sağlık alışkanlıklarından bağımsızdır.

Yüksek posa içeren diyetleri inceleyen araştırmaların neredeyse tümünde (ki bazılarında oldukça çarpıcı bir şekilde) bu diyetin sağlık açısından bazı faydaları keşfedilmiştir. Avrupa Prospective İnvestigation into Cancer and Nutrition (EPİC) sonuçları, yüksek oranda posa tüketen Avrupalılar'ın kolon kanserine yakalanma riskinin en az tüketenlere kıyasla neredeyse yüzde 40 daha düşük olduğunu göstermiştir.

Nohut gereğinden çok yemeyi engeller: Nohut gibi yüksek posa oranı içeren besinler genelde daha uzun süre çiğnemeyi gerektirip vücudumuza artık aç olmadığınız gerçeğini algılaması için zaman tanır, dolayısıyla da gereğinden fazla yemezsiniz. Yüksek posalı bir beslenme şekli sizi daha uzun bir süre tok da tutabilir. Yüksek posalı besinler midenizde daha düşük kalori karşılığında çok daha fazla yer kaplarlar ki bu Pennsylvania State Üniversitesi'nden Dr. Barbara Rolls tarafından kilo yönetimi amacıyla yapılan bir araştırmayla kanıtlanmıştır.

Nohut aynı zamanda kalsiyum, magnezyum, folat ve yüksek oranda kalp dostu olan potasyum (bir kasesinde 477 mg) içerir. Hatta içinde güçlü bir antioksidan olan selenyum minerali dahi mevcuttur. Tüm bunlara ilaveten ayrıca 57 gr. protein içerir.

Mercimek: Mercimekler olgunlaşır olgunlaşmaz kurutulup öyle satılır. Renkleri sarıdan kırmızımsı turuncuya ve yeşile kadar değişen en az elli mercimek türü vardır. Mercimeği fasulyeden ayıran özellik sülfür içermeyişidir ki dolayısıyla bağırsakta gaza neden olmaz. Fasulyenin sebep olduğu rahatsızlıkları yaşamadan yüksek miktarda posa almak isteyen herkes mercimeği tercih etmelidir.

Bir kase mercimekte oldukça iyi sayılabilecek miktarda protein (18 gr. kadar) mevcuttur. Mercimek aynı zamanda mükemmel bir folat kaynağıdır ve en azından yedi minerale ev sahipliği yapar. Bir kasesinde günlük demir ihtiyacının 37'si ve büyümek, yenilenmek, yara iyileşmesi, tüm metabolik faaliyetler için kaçınılmaz olan önemli mineral olan manganezden günlük alınması gereken miktarın yüzde 49'u vardır.

DİYETİSYEN: BANU TOPALAKÇI 

3 Ocak 2017 Salı

Yağ Yakıcı İçecekler



Yağ Yakıcı İçecekler

Vücutta belli bölgelerde biriken yağlar çoğu kadın için kabus haline gelmiş, bu yağlardan kurtulmak için birçok yola başvurulmuştur. Bölgesel olarak yaşanan yağlanmadan kurtulmak oldukça zordur. Ancak bazı yağ yakıcı özelliği olan içecekler sayesinde bu yağlardan kurtulmak mümkündür. Yağ yakıcı içecekler uygun egzersiz ve diyet programı ile birleştirildiğinde yağ yakımı daha kolay olacak ve kısa sürede fit bir vücuda kavuşulacaktır. Ev ortamında kolaylıkla hazırlanabilecek yağ yakıcı içecekler nasıl hazırlanıyor, hep birlikte göz atalım.


Hızlı Yağ Yakan Çay Tarifi
  • 2 tane limon
  • 1 çorba kaşığı kuru nane ya da 3 damla nane yağı
  • 2 tane greyfurt
  • 2 çorba kaşığı bal
  • 4 su bardağı su
Hazırlanışı: Limon ve greyfurt yıkandıktan sonra kabukları soyulur. Her iki ürün de dört parçaya bölünerek uygun bir tencereye alınır. Üzerine 4 su bardağı su eklenip kısık ocakta 10 dakika kadar kaynatılır. Kaynama süresi tamamlandıktan sonra ocaktan alınarak süzülür. Bardağa alınan çaya nane ya da nane yağı ve bal ilave edilerek tok karnına günde 3 defa içilir.

Etkili Yağ Yakıcı Çay Tarifi
  • 1 tane greyfurt
  • 1 tane limon
  • 2 tane yeşil kabuklu elma
  • 1 kabuk tarçın
  • 1 kahve kaşığı karanfil
  • 1 kahve kaşığı toz karabiber
Hazırlanışı: Elma, limon ve greyfurt yıkandıktan sonra kabukları soyularak dört parçaya bölünür. Uygun bir tencereye alınarak üzerine 2 litre su ilave edilir. Kısık ocakta kaynamaya bırakılır. Kaynamaya başladığında üzerine diğer malzemeler eklenerek 5 dakika kadar daha kaynatılıp ocaktan alınır. Hazırlanan çay günde üç defa bir bardak olacak şekilde yemeklerden yarım saat önce içilir.
Yağ Yakıcı Çay Tarifi
  • 1 kahve kaşığı karanfil
  • 1 tutam adaçayı
  • 1 tutam tarhun otu
  • 1 tutam ıhlamur yaprağı
  • 1 tane limon kabuğu rendesi
Hazırlanışı: Tüm malzeme cam bir kavanoza alınarak üzerine 2 su bardağı kaynatılmış su eklenir. Ağzı kapatılarak 10 dakika demlenmeye bırakılır. Demlenme süresi tamamlandıktan sonra süzgeçten geçirilerek günde 3 defa aç karnına içilir.
Yağ Yakıcı Zeytin Yaprağı Çayı
  • 1 kahve kaşığı biberiye
  • 3 tane zeytin yaprağı
Hazırlanışı: Uygun bir cezveye zeytin yaprakları ve biberiye eklenerek 10 dakika demlenir. Demlenen çay günde öğle ve akşam olmak kaydı ile 1 su bardağı içilir. Oldukça etkili bir yağ yakıcı çay olan zeytin yaprağı çayı tansiyon hastaları için uygun değildir ve bu nedenle tansiyon hastaları mutlaka doktora danışarak tüketmelidir.


2 Ocak 2017 Pazartesi

Zayıflamanıza yardımcı olacak 5 çay karışımı


Zayıflamanıza yardımcı olacak 5 çay karışımı


Çay içerken de zayıflamak mümkün. Her derde deva gelen çay karışımları, incecik bir vücuda sahip olmanızı sağlayacak.

Diyet, sağlıklı ve zinde görünmenizi sağlayan egzersiz programlarının yanına bir de bitkisel yöntemlerle uygulayacağınız tedavi ve kürleri de eklediğinizde istediğiniz sonuca ulaşmanız hayal değil.
Kilosuna dikkat edenler arasında metabolizmayı hızlandırmak günümüzün en merak edilen konuları listesinde ilk sıralarda yer alıyor. Büyük çoğunluk fazla kilolardan kurtulmaya çalışırken gündelik koşturmaca nedeniyle düzenli egzersiz yapmak için yeterince vakit ayıramıyor. Bu nedenle diyet sürecini destekleyici mucizevi iksirler peşinde koşuyor. Bu noktada metabolizmayı hızlandıran çay veya yiyeceklerin devreye girdiğini söyleyen Medical Park Gebze Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Aslıhan Küçük, “Bitki çaylarının metabolizmayı hızlandırma etkisi sayesinde kilo vermeye yardımcı olduğu bilimsel çalışmalar tarafından kabul ediliyor. Ancak bitki çayları kilo vermeye sadece yardımcı olur. Kilo almanıza veya verememenize neden olan beslenme biçimini değiştirmeden, fazla hareket etmeden sadece yağ yakıcı bitki çaylarını içerek kilo vermek pek mümkün değil. Ama bitki çayları zorlu bir süreç olan diyet sırasında size çok fazla yardımcı olabilir” diyor ve istediğiniz sonuca ulaşmanızda yardımcı olacak tarifleribizlerle paylaşıyor.

İşte İlaç gibi zayıflatan çaylar!


Metabolizmanızı hızlandıran çay karışımı:

  • 1 tatlı kaşığı dağ kekiği
  • 1 tatlı kaşığı biberiye
  • 1 tatlı kaşığı yeşil çay
  • 1 tatlı kaşığı mate çayı
  • 1 tatlı kaşığı funda yaprağı
Yapılışı: Yarım litre sıcak suda bütün malzemeleri demliyoruz üzerine yarım litre soğuk su ilave ederek ve elma ve limon dilimleriyle karıştırıp içebilirsiniz. 

İştah kapatan çay karışımı:

  • 4-5 adet gülhatmi
  • 3 adet ardıç tohumu
  • 1 kahve kaşığı mate yaprağı
  • 3 yemek kaşığı ebegümeci
  • 2 yemek kaşığı kuşburnu
  • 1 adet zencefil
  • 1 adet kabuk tarçın
  • 1 yemek kaşığı melisa
  • 2 yemek kaşığı sinameki
  • 2 yemek kaşığı civanperçemi
  • 2 çay kaşığı tere tohumu
  • 3 yemek kaşığı ıhlamur
  • 3 yemek kaşığı elma kurusu
Yapılışı: Malzemelerin hepsini karıştırıp mikserden geçirin. Elde etiğiniz tozdan her sabah 2 yemek kaşığı kadarını 2 su bardağı kaynar suyun içine atıp karıştırın. 5 dakika demlenmesini bekleyip aç karnına içebilirsiniz



Gazdan kurtaran çay karışımı:

  • 1 yemek kaşığı rezene
  • 1 yemek kaşığı kekik
  • 1 tatlı kaşığı tane kimyon
  • 1 tk anason
Yapılışı: Bütün malzemeleri sıcak suyla demleyin. Yemeklerden sonra birer fincan içebilirsiniz.


Greyfurtlu zayıflama çay karışımı:

  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 1 Greyfurt
  • 2 çorba kaşığı maydanoz tohumu
  • 2 çorba kaşığı rezene
  • 1 tatlı kaşığı bal
  • 1 litre kaynamış su
Hazırlanışı: Malzemeleri 1 litre kaynamış suya koyup 10 dakika demlendikten sonra içebilirsiniz


Yağ Yaktıran enerjik çay karışımı:

  • 1 yemek kaşığı kırmızı çay 
  • 1 yemek kaşığı mate çayı 
  • 1 tatlı kaşığı yasemin çayı 
  • 1 çubuk tarçın 
  • 4 top karabiberi 
  • 1 litre su 
  • Portakal dilimleri 
  • Nane Yaprakları
Hazırlanışı: Malzemelerin üzerine yavaş yavaş sıcak su dökülerek ağzı kapatılır, 5 dakika beklenir. Süzerek gün boyunca içebilirsiniz






30 Aralık 2016 Cuma

Hızlı ve sağlıklı zayıflamanın sırları


Hızlı ve sağlıklı zayıflamanın sırları

Şişmanlık bir hastalıktır ve tıbbın babası Hipokrat "Hastayken yersek, yediklerimiz hastalığımızı da besler" diyerek açıkçası vücuda gereğinden fazla yemek vermenin sağlığa sakıncalarını yıllar öncesinden basitçe tanımlamıştır. Şişmanlık yemek yeme ile ortaya çıkan, hormonların düzeninin bozulmasıyla vücutta hastalık yapan yağ depolarının çoğalması olduğuna göre; şişmanlığa neden olan hormonların doğal yollarla düzene girmesini sağlayacak değişimler yaparak zayıflamayı sağlamak yapılması gereken ilk adım olarak karşımıza çıkmakta. Sizlerle paylaşacağım üç önemli kuralı uygulayarak hormonal düzensizliğin ortadan kalkmasını sağlayabilirsiniz. 




1 DAHA AZ YEMEYE VÜCUDU ADAPTE EDİN:

Açlık değil ancak mümkün olduğunca yemeyi azaltmak yani yiyecekler ile aldığınız kalori miktarını sağlığı koruyacak şekilde minimuma indirmek; şişmanlığı tetikleyen birçok hormonun düzenli çalışmasını sağlayabilir. Bu güvenli miktarda kalori azaltma öncelikle yağ depolarının oluşmasını sağlayan enzimlerin, leptin ve insülin hormonunun çalışmasının normale dönmesine yardımcı olacaktır. Ayrıca yiyecekleri azaltmak açlık hormonu olan ghrelini baskılayarak tok kalmanın kolaylaşmasını sağlar, büyüme hormonunu artırarak yağ depolarının yanmasını hızlandırır. Ve doğru miktarda yiyecek azaltmak katekolaminlerin sentezini artırarak metabolizmanın da hızlanmasını sağlar. Erkeklerin 18-59 yaşları arasındaki 2200 kalori günlük gereksinimini haftada bir kilo verebilmeleri için 1400'e, aynı yaş grubu kadınların 1800 kaloriyi 1000'e indirmeleri gerekmektedir. Bu kalorilerin altına inmek birçok kronik hastalığa ve kas kaybına neden olur, hormon sisteminin bozulmasını tetikler. 


AĞZINIZA ATTIĞINIZ HER LOKMAYI EN AZ 30 KERE ÇİĞNEYİN:
Çiğnemek tükürük bezinin normal çalışmasını sağlayarak yiyeceklerin ağızda kısmen sindirime hazırlanmasını kolaylaştırır. Her lokmayı yavaş ve çok çiğnemek mide ve beyin arasındaki doyum sinyallerinin düzenlenmesini sağlar. Yavaş çiğneme ile midede hidroklorik asit salınımı kontrol altına alınır ve kısa süreli acıkma engellenir. Bağırsaklardan kolesistokinin adlı tokluk sağlayıcı hormon devreye girerek çok çiğnemeye bağlı hormonsal düzenleme kendiliğinden oluşur. 

3 EGZERSİZLERİ SABAH VE AKŞAM YAPMAYI İLKE EDİNİN:

Fiziksel aktivite aslında günün her anında yapılması uygun olan kalori yakımını artıran en önemli zayıflama destekleyicisidir. Aktiviteyi ne zaman yaparsanız onu takip eden 24 saat sonra kalori yakımının başlamasını tetiklersiniz. Bu nedenle kalori yakımının sürekli olmasını sağlamalısınız ki zayıflama etkili ve düzenli olsun. Sürekli ve düzenli yapılan egzersizin zayıflamayı kolaylaştırmasının da bu etkiden dolayı olduğunu unutmamalısınız. Kortizol aktiviteden etkilenen ve yağ depolarının erimesini sağlayan bir hormondur. Sabah erken saatlerde ve akşam geç vakitlerde kortizol en düşük seviyelerine gelir. Kortizol düştüğünde uyuşukluk ve depresyona eğilim artar. Bu nedenle sabah yataktan kalmak istemez ve kahvaltı öğününü atlamayı tercih eder, akşam da depresyona meyilden dolayı sürekli bir şeyler atıştırmak isteriz. Bu durumda kortizol düzeyini kanda yükseltmek düzenli zayıflamak için gereklidir. Çünkü tempolu egzersizler kortizolün kanda hızlı bir şekilde yükselmesini kolaylaştırır. Kortizol yükseldikçe vücutta yağ yakımını sağlar. 

KAS DOKUSU KAYBOLMAMALI


Vücut kas dokusunun, yağ dokusuna göre aktif bir yapısı bulunur. Yani bir kilo kas dokusu bir kilo yağ dokusuna göre çok daha fazla kalori yakabilme kapasitesine sahiptir. Bu nedenle zayıflama sürecinde kas dokusu kaybı yaratmamak gerekir. Kasların kaybolmaması için sağlıklı karbonhidrat, sağlıklı yağsız protein kaynakları, bol A, C, E vitaminleri ile çinko, selenyum gibi mineraller ve polifenol adlı antioksidanlardan zengin bir beslenme uygulayın.




TAZE MEYVELER:

Bir ara öğünde büyük kase meyve tabağı hazırlayın. Bu şekilde alacağınız vitaminleri haplardan bile sağlayamazsınız. Taze meyveler iyi antioksidan kaynağı olup bolca lif içerirler. Sağlıklı şekerleri barındıran bu vitamin depolarını her gün düzenli yemek önemlidir.

SAĞLIKLI PROTEİN KAYNAKLARI:

Yine ana öğünlerinizde yağsız kırmızı et, derisiz tavuk, hindi ve balık etini tercih etmeli, her gün bir adet tam pişmiş yumurta yemelisiniz. Süt, yoğurt ve peynirden mümkün olduğunca zengin beslenmeyi sağlamalısınız.

ACIKTIKÇA YAĞSIZ YOĞURT:

Zayıflama sırasında tok kalmanızı sağlayan en değerli yiyeceğin yağsız yoğurt olduğunu unutmayın. Yoğurt laktik asit ile toksin atımını sağlar ancak yüksek biyolojik değere sahip olan proteinler sayesinde de yağ yakımını artırır. Zayıflama diyetinizi uygularken acıkınca 2-3 kaşık yoğurt ve 1 su bardağı ılık su tüketin, hızla doygunluğa ulaştığınızı göreceksiniz.

TOKSİNLERİ ATMAK İÇİN SİRKELİ SU İÇİN:

Elma sirkesi midede hastalık yapan mikropların öldürülmesinde ve kanın temizlenmesinde birebir etkilidir. Sabah uyanınca ve akşam yatarken 1 su bardağı ılık suya 1 yemek kaşığı elma sirkesi koyarak hem yağ yakımını hızlandırabilir hem de toksinlerin atımını kolaylaştırabilirsiniz.

SOSLAR:

Protein kaynağı olan eti hardalla lezzetlendirebilir, sebze yemeklerine her türlü baharatı bolca koyabilir, salatalarda nar ekşisi veya limon kullanabilirsiniz.

TAZE ÇİĞ SEBZELER:

Koyu yeşil yapraklı taze sebzeleri her öğünde sınırsız olarak taze ve çiğ formlarıyla yemelisiniz. Koyu yeşil yapraklı sebzeler bolca polifenol içerirler. Ana öğünlerin yanında taze nane, taze fesleğen, taze kekik, taze dereotu, taze maydanoz, marul, ıspanak, semizotu, roka, pazı, ebegümeci ve kuzukulağını doyana kadar yemek, kas fibrillerinde oluşan tahribatların ortadan kalkmasını sağlayacaktır.

SAĞLIKLI KARBONHİDRAT KAYNAKLARI:

Zayıflama sürecinde ana öğünlerde beyaz ekmek dışındaki tüm ekmek çeşitlerine, kepekli makarna, bulgur, kuru yemişler ve kuru baklagillerden birine yer vermelisiniz. Bu yiyeceklerden çinko, E vitamini, polifenolleri bolca alarak kas dokunuzu koruyup kilo kaybınızı sağlayabileceksiniz.

TOKSİN ATAN, HORMONLARI DÜZENLEYEN DİYET (1000 KALORİ)

Uyanınca:

Sirkeli ılık su

Kahvaltı:

1 adet yumurta veya 1 dilim peynir 
1 ince dilim tahıllı ekmek 
1 tatlı kaşığı bal veya pekmez 
5 adet siyah veya yeşil zeytin 
Bol taze yeşillik

Öğle:

100 gram kadar yağsız beyaz veya kırmızı et 
1 kase çorba 
Bol, az yağlı salata

İkindi:

1 kase taze meyve 
1 avuç içi kadar kuru yemiş

Akşam :

100 gram yağsız beyaz veya kırmızı et 
Yarım kase bulgur pilavı veya 1 kase kuru baklagiller veya 1 dilim tahıllı ekmek 
Bol, az yağlı salata

Yatarken:

1 kase taze meyve 
1 avuç içi kada

Sirkeli Ilık Su

TOKSİN ATAN, HORMONLARI DÜZENLEYEN DİYET (1400 KALORİ)

Uyanınca:

Sirkeli ılık su

Kahvaltı:

1 adet yumurta veya 1 dilim peynir
1 ince dilim tahıllı ekmek 
1 tatlı kaşığı bal veya pekmez 
5 adet siyah veya yeşil zeytin 
Bol taze yeşillik

Öğle:

100 gram kadar yağsız beyaz veya kırmızı et 
1 kase çorba 
1 ince dilim tahıllı ekmek 
Bol az yağlı salata

İkindi:

1 kase taze meyve 
1 avuç içi kadar kuru yemiş

Akşam :

150 gram yağsız beyaz veya kırmızı et 
1 kase zeytinyağlı sebze yemeği 
Yarım kase bulgur pilavı veya 1 kase kuru baklagiller veya 1 dilim tahıllı ekmek 
Bol az yağlı salata

Yatarken:

Sirkeli ılık su